http://www.haber2000.com/
http://www.haber2000.com/
» "YALANCININ YEMİNİ Mİ OLUR BE?"

"YALANCININ YEMİNİ Mİ OLUR BE?" - Ozan Arif

Paylas
18 Şubat 2017, Cumartesi 19:42:39
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hani size en son,

Mevlânâ diyarında Mevlana’nın sözleriyle süslenmeye çalışılmış bir konuşmadan bahsetmiştim...

O konuşmanın içinde bir de bir bölüm vardı ki, evlere şenlik!

Yemin kavramının çok kullanıldığı bir bölüm.

O bölümde şöyle diyordu;

..........

“ Değerli Basın Mensupları,

Aziz Dava Arkadaşlarım,

Ülkemiz için yeminimiz vardır. Ve bu yemin bir kere edilmiştir.

Bizim için yeminler bozulmak, çiğnenmek için değil; tutulmak, uğruna gerekirse kendimizi feda etmek içindir.

Yemin, Türkiye’nin tarihsel hak ve çıkarlarıdır.

Yemin, Türklüğün bekası, Ötüken’in buyruğu, Söğüt’ün hatıralarıdır.

Yemin, Türk milletinin birliği ve sağlam iradesidir.

Yemin, bağımsız yaşama ülküsü, esarete yıldırım gibi inmiş tokattır.

Yemin, 19 Mayıs 1919’daki ilk adım, 23 Nisan 1920’deki ilk açılış, 29 Ekim 1923’deki ilk ilanın namusudur.

Yemin onurdur, omurgalı duruştur, milli sesleniştir, kardeşliğimizi koruma ve müdafaadır.

Yemin şehittir, gazidir, ecdadımıza verdiğimiz söz, mükellefiyet altına girdiğimiz manevi borçtur.

Yemin ettik, dönmeyeceğiz.

Yemin ettik, durmayacağız.

Yemin ettik, vazgeçmeyeceğiz.

Yemin ettik Türk bayrağını hak ettiği, dilediği, istediği yere; ama öyle ama böyle sonunda, son nefer kalsak da dikeceğiz..„

..........

Evlere şenlik dememin sebebini anladınız mı?

Bakar mısınız, bir “evet„ uğruna içini boşaltmadığı daha hangi kavramlar kalmış ki?

Bir Ülkücünün hoşuna gidecek bütün kavramları kullanmış...

 

Hiç bir ülkücüye sormadan, ülkücülerden ziyade kendi himayecilerinin gözüne girmek için yapıştığı “evet„ kelimesini Ülkücülere kabul ettirmek için atmayacağı takla, ağzında ıslatmayacağı bakla yoktur...

 

Ama artık yemezler...

 

“Bu zamana kadar hangi sözüne sahip çıktın da, şimdi yeminden bahsediyorsun?.„ diye sormazlar mı adama?!..

Koskoca binanın duvarından aşağı sallandırarak şov yaptığın “Andımız„a sahip çıktın mı da, şimdi and'dan, yeminden bahsediyorsun?

 

Artık Ülkücüler yeminine göre insanlara inanmayı bıraktı...

Biz artık insanına göre sözlere, yeminlere itibar ediyoruz.

Doğruların zaten yemine ihtiyacı olmuyor.

 

Ülkücüler artık biliyor ki;

Ruhu başkalarına zulüm edecek kadar manadan uzak olanların, yemini-memini olmaz...

Olsa bile inanılmaz...

 

Yıllardır her Allah diyene inanmaktan öyle acı dersler aldık ki;

Artık her Allah diyene inanmadığımız gibi, yeminine de inanmıyoruz.

........

Mesela; ben Rahmetli Başbuğ‘umuzu hiç yemin ederken görmedim...

Hatta yemini bırakın, öyle ikiye bir zart-zurt söz verirken bile görmedim...

Onun için de, O’nu “Adamdı„ isimli destanımda anlatırken dedim ki;

..........

“ Üç rey için yalan denen illete,

Rağbet edip hiç düşmedi zillete!

Kolay kolay söz vermezdi millete,

Verirse sözünde duran adamdı..„

..........

(Haaa demekki;

Ozan Arif adam olmayana “ Adam değilmiş „ demesini bildiği gibi,

 

Adam olana da “ Adam „ demesini biliyormuş değil mi?)

Neyse tekrar Konya‘ya (pardon) konuya dönecek olursak;

Yazdıklarımızdan; “ hiç bir söze, hiç bir yemine inanılmaz..„ gibi bir mana çıkarılmasın lütfen...

 

İnanılacak adam var... İnanılmayacak adam var....

İnanılacak söz var... İnanılmayacak söz var...

Yemin de aynen böyle!

 

Zalimlerin, egosunu yani benliğini her şeyden üstün tutanların veya menfaatinin kölesi olmuş zavallıların yeminine inanmak, tam bir gaflet olmaz mı?

Hem de gafletin dik âlâsı olur...

 

Yukarıda arz ettiğim gibi kişiliği yüce olan, bilgide derin olan, imanda yüksek olan, yani mert olan insan yemine-memine lüzum kalmadan sözünde durur zaten!

Durmayanlar da işte böyle, kıpti kızının sakızı ağzından düşürmemesi gibi, yemin kavramını ağızlarından hiç düşürmezler...

 

Hem de bazen ne uğruna biliyor musunuz?

Kuru bir “evet „uğruna!..

Esasında geçende dediğim gibi “evet„ bile değil, koltuk uğruna koltuk!..

 

Şimdi biliyorum kendini “evet„ kelimesine zincirlemiş olan bazı zavallılar, dün içine tükürmeye kalktıkları benim çömleğimi, bana savunmaya kalkacaklar!!!

 

Hiç boşuna savunmasınlar!

Zira kendileri onu savunurken ne kadar sahtekârlarsa,

Savundukları da “ koltuk için evet „ derken, en az onlar kadar sahtekâr!

 

Onlara tavsiyem kendiişlerine baksınlar...

Onlar kendi yalanlarıyla ve yalancılarıyla meşgul olsunlar!

Yani bana içini dışını ezberlediğim o çömleğin dibinde altın var demesinler!

Artık yemem!

Çünkü aynen kaşık gibi, girdim çıktım biliyorum!

Zevzekliğin lüzumu yok!


Bu Makale 1112488 Defa Okunmuştur

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ

İLGİNİZİ ÇEKECEK HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

Hava Durumu



İçerik Yükleniyor...

Gazeteler:

ŞANS OYUNLARI



İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :


İçerik Yükleniyor...

BURCLAR



İçerik Yükleniyor...

PUAN DURUMLARI :



İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

(Terör ve tecavüz hariç) ADLİ MAHKUMLARA EŞİT YASA.. ŞARTLI TAHLİYE İSTİYORUZ. lehe uygun somut deliller olmasına rağmen fetöcü hakimlerin kanaat kararıyla birçok suçsuz insan içerde yatıyor. (Ceza mahkemesinde ağır ceza verebilmek için somut ve 0 inandırıcı deliller olması lazım.) Yargıdaki hatalı uygulamalardan dolayı birçok insan boş yere cezaevinde yatıyor. Kış geldi ve cezaevleri aşırı dolu. Mahkumlar soğuk betonlarda yatıyorlar. Sıcak su yok herşey kısıtlı. Hastalıklar öylesine.. Biz vatanımıza hainlik yapmadık! Kimimiz suçsuzluğunu anlatamamış, kimisi çaresizlikten,kimiside cahillik ve ihmal nedeniyle, kimiside ekonomik nedenlerle ve yoksulluktan, kimide tehdit ve Korkuyla suça karışmış, kimisi kumpasla, arkadaş mağduru olmuş.. Bunlar uzmanlar tarafından dahada sınıflandırılabilir. Yeni cezaevleri yaparak, mahkumu yıllarca kapatmak yerine, asıl suça neden olan faktörleri ortadan kaldırmak için çabalanmalı.. Yoksa gençler, fikren, bedenen vede ruhen kaybedilip yok olacak..! Cezaevleri yerine okul yapılsın. Fabrikalar yapılsın iş verilsin aş olsun ve yoksulluk giderilsin. Ayrıca bir mahkum devlete en az 2000 tl zarar demek cezaevleri yapımıda ayrıyeten ekonomik zarar. BİZ YENİ CEZAEVLERİ İSTEMİYORUZ bu sadece geçici çözüm olacaktır. Nolur,,adli mahkumların vede mahkum yakınlarının SESSİZ ÇIĞLIKLARINI duyun ve duyurun.. İçerde kader mahkumları dışarda biz CANIMIZ ÇOK YANIYOR. Çocuklarımız analı babalı öksüz boynu bükük yetim kaldı. Allah bile tövbe eden kullarının günahlarını bağışlarken devletimiz niye bağışlamasın. Herkes hata yapar ve 2. Bir şansı hak eder. Bir hata bedeli ömürlük cezalar olmamalı.. Onları yeniden hayata kazandırın yaşayan bir ölü olmasınlar. İnanın bana suçsuz ve ilkdefa suç işleyipte pişman olmuş mahkumlar birdaha ASLA SUÇ İŞLEMEYECEKLERDİR. Hem pişman olmuş bir mahkumu yıllarca kapatmanın kimseye faydası yok..! Bırakın aile olalım Yavrum geceleri hep babasının mankenine sarılıp koklayararak uyumaya çalışıyor. Ayrıca Babasız büyüyen çocuklar ilerde daha kötü işlere bulaşacaklardır. Bir anne yoksulluklamı uğraşsın, cocuklarınamı baksın. Toplum içinde kocasız hayat çok zor! Bize artık acıyın nolur. Siz Sayın vekillerden, Mahkum ve mahkum yakınlarının ne hissettikleri konusunda empati yapmalarını rica ediyorum. Ve soruyorum.. fetö mağduru veya kumpas`a kurban gitmiş işlenen suçtan bile haberi olmadan ceza yatan suçsuz, arkadaş mağduru mahkumlar ne olacak..! BİZ 188 dahil EŞİT YASA - ŞARTLI TAHLİYE İSTİYORUZ. Siz bizim devlet babamızsınız.. BÜYÜKLÜĞÜNÜZÜ GÖSTERİN.. LÜTFEN.. HALKINIZLA BARIŞIN ve onlarla uzlaşın. Ve artık açılsın kapılar.. Nolur allah rızası için bizim isteklerimizi yetkililere duyurun.. Biz fakir aileleriz.. Biz çaresiz Yaşlı ana babalarız. Biz 18 yaş altı savunmasız çocuklarız. Biz kısık sesleriz BİZİM GÜR SESİMİZ OLUN.. Ben mahkum eşiyim ve Bu yazımı ve isteğimi (1 çarpı 1000) olarak görün. Atatürk ` benim halkım cahildir hataya düşebilir her 10 yılda bir af verin` demiştir..!!!
KAVGALARI BIRAKIN, CEZAEVLERİNE BAKIN.. DEVLETİN KURUMU AÇIKLIYOR :

FaceBook

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber 2000- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber 2000 Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin millitaraf@hotmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir