GÖKTÜRK TUNÇTÜRK yazdı
Değerli okuyucular..
Galiba “Ateş düştüğü yeri yakıyor” ifadesi birileri için şiir gibi geliyor..
Binlerce aile, binlerce evladını eli kanlı terör örgütü ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin net düşmanı PKK tarafından Şehit edildi..
Devleti yönetenler yıllardır ne diyorlar?
Doğru mu? Doğru..
Peki, doğrulara karşı niye şaşı bakılıyor ve bu hainlerin işbirlikçilerini meclisimizde besleyip, maaşlar veriliyor?
Yetmiyor.. Meclis kürsüsünden; “HDP’yi mecliste istemiyoruz, PKK’yı mecliste istemiyoruz, kapatılsın, meclisten atılsın” naraları atılıyor..
O da ne? Bakıyoruz bu naraların sahipleri Şehitlerimizin katillerinin ellerini sıkıyor, hallerini, hatırlarını soruyorlar..
Soruyorsun.. “Bu ne hal?”..
Diyorlar ki; “Dünya karışık, yeni döneme giriyoruz, kendi içimizde barışı sağlamalıyız”..
Anlaşılıyor ki; bu güne kadar PKK’nın uzantısı HDP’ye karşı atılan naralar “Siyaseten” miş..
Ve Şehitlerimizin baş katili Abdullah Öcalan, bu gaflet fırsatını kaçırmıyor şunları söyleme cesareti buluyor;
“Kürt sorunu çözülseydi şu an ülke bambaşka bir noktadaydı. Ülke Orta Doğu'ya model olurdu.
2015-2016 yılları, AK Parti açısından önemli, bu dönemde hükümetin çözüm sürecini ve Kürtlerle barışmayı bir tarafa bıraktığını görüyoruz. Yaklaşık 9 yıldır çözümsüzlükte ısrar ediliyor.
Parlamentonun ne zaman bu soruna kulak verecek?”
Nankör şerefsize bakın.. Şehitlerimizin baş katilinin yeğeni gelip mecliste Milletvekili olmuş hala Devletin Kürt düşmanlığından ve Kürt sorunundan bahsediyor..
Bu baykuşlar; Federasyon işitiyorlar.. Kürdistan istiyorlar..
Ve bunu ülkemizi yönetenlerin hepsi biliyor ama “Siyasetten” ihanete göz yumuyorlar..
Tükürürüm ulan böyle Siyasete..
Bunun adı; Siyaset değil, bal gibi ihanet ve gaflet..
Bu Haber 69426 Defa Okunmuştur