GÖKTÜRK TUNÇTÜRK yazdı
Değerli okuyucular..
Benim nüfus kaydımda ki adım; Cafer Uğurlu’dur.. Fakat Basın camiasında 25 yılı aşkın zamandır “mahlas” isim olarak “Göktürk Tunçtürk” adını kullanmaktayım..
Bu benim hukuki hakkım ve herkes bilmektedir..
Bu detayı niye sizlere aktardım..?
Benim hem nüfusta ki ismimi, hem de Basın camiasında ki mahlas adımı çok yakinen bilmelerine rağmen bazı akıl fukaraları ve düzenbazlar; hakkımda açmış oldukları davalarda; hem gerçek adımdan, hem de mahlas olarak kullandığım “Göktürk Tunçtürk” adımdan şikayetçi olmaları çok enteresan..
Bu düzenbazlığı; hakkında yazdığım bazı yazılar nedeniyle görevden alınan Gümüşhane Savcısı Muhsin Ülker’in, yine hakkında yazdığım bazı yazılar yüzünden hakkında dava açılan Van Cezaevi müdürü H.Ç.’in açtıkları davalarda gördüğüm gibi,
Şimdilerde de; beni çok, çok yakinen tanıyan, nüfustaki adımı ve basında ki mahlas adımı net şekilde bilen, 31 Mart 2024 Mart yerel seçimlerinde İYİ Parti Çankaya Belediye Başkanı adayı olan Osman Topal ve avukatının açmış olduğu davada gördüm..
İşinsanı Osman Topal; “Ben Ülkücüyüm” diyen birisi..
Bu yüzden geçen milletvekili genel seçimlerinde yakinen tanıştık ve adaylık haberlerini yaptık, reklamlarını yayınladık..
Bu yerel seçimlerde de İYİ Parti’den Çankaya Belediye Başkan adayı oldu..
Adaylığı seçimlerin bitmesinde 45 gün önce açıklandı..
Ve bizzat kendisinin istemi ve oluru ile siyasi propaganda, reklam işlerini ben üstlendim..
45 gün tasarımlı ve linkli adaylık reklamı logo yanında yayında durdu..
Hemen, hemen her gün her siyasi gezisini haberleştirdik, propagandasını aktifleştirdik..
Tabi bu propaganda ve reklam işleri görevi ücretini de en başından nahoş olaylar doğmasın diye adını koymamız gerektiğini kendisine ilettim..
Tabi kendisi Ülküdaşım ve aynı zamanda siyasi büyüğümüz olduğu için hassasiyetle davranışlar sergiledim..
Bana; WhatsApp’tan; “sen merak etme, sen bana gereken desteğini esirgeme ve gereğini yap, bende üzerime ne düşerse emrindeyim.. Seni seviyoruz. Adamsın” diye yazınca..
Ben de kendisi siyasi düşünce olarak büyüğüm olduğu için “Estağfurullah” diye cevap yazdım ve bu güvenle Haber ve reklam işlerini sürdürdük..
Tabi seçimin bitmesine günler kala Osman Topal’ı düzgün para göndermesi konusunda sık, sık uyardım..
Bana; “Kardeş, ev satamadım, göndereceğim” diyerek aralıklarla 15 bin lira gönderdi..
Ben güvenimin ve siyasi düşüncemin istismar edildiğini anlayınca seçimin bitmesine 3 gün kala kendisini propaganda ve reklam ücretlerini göndermesi konusunda son kez uyarınca, telefonda bana hakaret etme ukalalığını ortaya koyunca, ben de oyalandığımı, aldatıldığımı anlayıp;
“İYİ PARTİ’nin; “ÜÇKAĞITÇI, DÜZENBAZ, EMEK HIRSIZI” ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OSMAN TOPAL, “SENİ ADAM SANMIŞTIK, ADAM DEĞİLMİŞ SİN” Haberi - Haber 2000 http://haber2000.com/iyi-partinin-uckagitci-duzenbaz-emek-hirsizi-cankaya-belediye-baskan-adayi-osman-topal-seni-adam-sanmistik-adam-degilmis-sin-23576.html
Başlıklı haberini yazdım.. Aslında ücret miktarı ne olursa olsun, bir Ülkücü aleyhinde Haber yapmak istemediğimden; benim bu duygum da; telefonda ki küfür hakaretinden sonra istismar edildiğinden “İYİ Parti’nin düzenbaz, üçkağıtçı, emek hırsızı” diye yazdım..
Değerli okuyucular..
Ben bu Haber Sitesini 18 yıldır çok, çok ağır şartlar ve saldırılar altında bu güne kadar yaşattım..
Sağ olsunlar.. Elbette ki benim bu zor günlerimde bana desteklerini esirgemeyen birçok siyasi dostlarımız oldu..
Bu yayın yaşamımız süresinde en az 100 kere ağır teknik saldırılara maruz kaldım, maddi bedeller ödedim..
Hakkımda; Onlarca Ceza ve Hukuk davaları açıldı.. Hepsinden Beraat ettim..
Ama şu var ki; Hayatımda ve meslek süresince asla tek bir kişiye veya kuruluşa asla Haber şantajı yapmadım ve yapmamda..
Bu benim mesleğime de siyasi düşünceme de tamamen ters.. Hangi konuda olursa olsun, şantaj yapan, tehdit eden kişi zaten delikanlı ve adam değildir, karaktersizdir..
İşte Ülkücü olarak inandığım bu Osman Topal ve etrafında ki bazı tenekeden isimler, kendilerini haklı göstermek adına bana şantaj yapma çamuru bile attılar..
Olan akıl fukaraları.. Artık telefonda neler aylar, yıllar öncesinde konuşulduğunun tespitinin yapıldığı teknolojik çağda yaşıyoruz.. Hepsi çıkar ortaya..
Ayrıca, şantaj yapan Gazeteci, Haberini yayına koymaz..
Yetmedi.. Osman Topal gitti, Haberde kendisine hakaret ettiğim gerekçesi ile Savcılığa şikayet etti ve Ankara 36 Asliye Hukuk Mahkemesine de dilekçe vererek, hakkımda 150 Bin lira tazminat istedi ve Haberin Yayından kaldırılması, erişime engellenmesi talebinde bulundu..
Tabi Savcılıkta bununla ilgili şikayetçi olduğumu belirttim..
Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi ise; 2024/193 Esas sayılı dava dosyasında 6 Ağustos 2024 tarihinde verdiği Karar ile Osman Topal ve avukatının hakkımda talep etmiş olduğu tazminat talebi ile hakkında yazılan Haberimizin kaldırılması, erişime engellenmesi istemine RET Kararı verdi..
Değerli okuyucular..
Ben yüzlerce Ülkücü yetiştirdiğinden ve bu yüzden Mamak Cezaevinde kardeşlerimle birlikte uzun yıllar yattığımdan, ne kadar haklı olursam olayım, hiçbir Ülkücü aleyhinde ne bir şey yazmak isterim, ne de; hakkında dava açmak istemem..
Bu duygumu Osman Topal’a da şikâyetinden sonra da ilettim ve benimle “helalleşmelerini” önerdim..
Fakat önemsemediler.. Daha doğrusu onlara ne mesaj vermek istediğimin idrakinde olmadılar..
Şimdi sen hem bizim duygularımızı, siyasi yaklaşımlarımızı istismar edeceksin, oyalayacaksın, emeğimizin, koyduğun reklamın karşılığını vermeyeceksin, sonra istenince de küfür edeceksin,
Sonra da gidip, 150 Bin liralık Tazminat davası açıp, şikayetçi olacaksın..
Bak Osman Topal.. Dedim ya.. Yazdığım yazılar yüzünden hakkımda Onlarca ceza davası açıldı..
Hakkımda şikâyetçi olanlar; Savcı, Hakim, Emniyet müdürü, Cezaevi müdürü, milletvekili ve bazı siyasiler idi..
Davalar süresince ne boyun eğdim, ne özür diledim, ne de birçok tehditler sonucu yazdığım Haberimi kaldırmadım..
Bana kurşun sıksanız bile yazdıklarımdan geri durmam bilesiniz..
Hukuk mu? Herkese lazım.. Şimdi Hukuk hakkını kullanma sırası bende …
Bu Haber 81707 Defa Okunmuştur