GÖKTÜRK TUNÇTÜRK yazdır.
Değerli okuyucular..
Özellikle son 15 gündür ağır rahatsızlıklar geçirdiğim için ülke gündemi ile pek fazla ilgilenip, yazma şansım olmadı ama yine de günlük olarak bazı analiz yazıları aktardım..
Biliyorsunuz gündem; olmayan seçimin, parti içinde yapılan darbelerle cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilen ve tek adam için kurulan ön seçim sandığı..
Baştan sonra kadar cehalet ve saçmalık.. Geçen günü bir yazı yazmıştım; “Yahu Özo efendi, zaten sen; bu İmamoğlu’nu Genel Başkan olarak kendi ağzınla “resmi” Cumhurbaşkanı adayı ilan ettin ve ala nende propagandasını yapıyorsun.. Önseçim neyin nesi? Partili üyelerin aklı ile alay mı ediyorsun? Bu ne sahtekarlık?” demiştim..
Dün halihazır da CHP’nin bir milletvekili beni aradı..
Dedi ki “Göktürk bey, yazılarını okuyoruz, özellikle bu son 15 gün içerisinde yazdıklarını tüm üyelerimize link atıyoruz.. Gerçekten bunlar kafayı sıyırmış. Ortada seçim yok, erken seçimi nasıl getireceklerini halka anlatamıyorlar.. Sonra da darbe yapıp, tek adam için ön seçim sandığı ortaya koyuyorlar.. Bunlar yıllarca Sayın Erdoğan’ı “tek adam” diye eleştirmiyorlar mıydı? Şimdiler de bile bu eleştiriyi her gün yapıyorlar.. Yahu, siz kaç kişisiniz? Tek adam değil misiniz?”..
Vallahi Sayın Milletvekili yerden-göğe kadar halkı..
Eko İmamoğlu, kendisine ne kadar dava açılır ise, bir o kadar çıldırıyor, her kese hakaret ediyor, pervasızca tehditler savuruyor..
Sonra da davalar açılınca ciyak-ciyak bağırıyor..
Adam gerçekten şuan tam bir psikolojik vaka haline geldi..
Dün akşam Sayın Melih Gökçek başkanın bu konuda, yani Eko İmamoğlu’nun psikolojik travması ile ilgili tam kitabın orasından denilecek bir yorum paylaştı;
Yazısında dedi ki; “ALLAH’IM (C.C.) NE OLUR,BU GARİBE AKIL VER…ADAM DİPLOMA VE KONGRE İPTALİ DOLAYISIYLA RESMEN İPTAL OLDU…”
Tamamen doğru.. Şuan Eko İmamoğlu umutsuz bir vaka halini almış durumda..
Değerli okuyucular..
Biliyorsunuz Eko İmamoğlu’nun en önemli davalardan birisi de usulsüz olarak aldığı veya sahte yatay geçiş işlemleri ile sağladığı iddia edilen sahte Üniversite diploması..
Aslında işi kendileri o kadar köpürttüler ki, kendi- kendilerini ele verdiler..
Örneğin İmamoğlu diyor ki; “Diplomam ile ilgili ‘bir usulsüzlük yoktur’ yazısı veren YÖK Genel Sekreterine şimdi baskılar yaptılar, adam da istifa etmek zorunda kaldı”..
Ama her ne hikmetse istifa eden bu YÖK yöneticisi ağzını açmıyor.. Belli ki bir korkuları var..
Adam sana geçmişte aldığın bu yazıyı, her hangi bir menfaat karşılığı vermiş ise… Veya vermez mi?
Şimdi dürüst adamlar şovları yaparak, istifa tiyatroları oynuyorsunuz.. Delikanlı adamlar çıkar istifa sebebini ve sürecini açıklar..
“İMAMOĞLU’NUN DİPLOMASINI NİYE İHBAR ETTİNİZ ULAN, ÇOCUĞUNUZUN BAŞINI KESECEĞİM”..
Değerli okuyucular..
İmamoğlu cephesi bu konuda ki çırpınışlarını iyice azıttılar..
Bakın, İmamoğlu’nun; Kıbrıs’tan, Türkiye’ye de ki üniversiteye usulsüz yatay geçişi yaptığını tarihleri ile ihbar eden kişi, Memleket Partili olan Ozan Özcan..
Belli ki; İmamoğlu cephesi ihbarcı Ozan Özcan’ı korkutmak ve cezalandırmak için kiralık katiller tutmuşlar..
Bakın.. Kendilerini Selçuk ve İbrahim olarak tanıtan kişiler, önce Ozan Özcan’ın annesini arayarak, şu tehdidi savuruyorlar;
“Oğlun-kardeşin, İmamoğlu başkana yanlış yaptı. Oğlunun kafasını testere ile keseceğiz-kardeşini öldüreceğiz.”
Bu kiralık çakallar sonra Ozan Özcan’ı telefonla görüntülü olarak arıyorlar..
Ekranda ki sakallı kişi yine kendini İbrahim olarak tanıtıyor ve Ozan Özcan’a, kardeşine ağır küfürler ettikten ettik ten sonra silah gösterip, ölümle tehdit ediyor..
Özcan’ı tehdit eden bu kiralık çakalın yanında birisinin olduğunu gözlemledim.. Galiba bu kişi kamuoyuna tanınan birisi olduğu için tehdit eden kiralık çakal göstermedi..
Bu tehditlerin tek sebebi; “İmamoğlu’nun diplomasını niye ihbar ettin? İmamoğlu’na niye yanlış yaptın?”
Videoyu birkaç kez izledim, anladığım kadar kendisini İbrahim diye tanıtan kişi yurtdışından arama yapıyor..
Şimdi muhterem Cumhurbaşkanı adayı Eko İmamoğlu’na sormak şart oldu..
“Bu çakalları tanıyor musun? Bunlarla organik bağın ne?”..
Vereceği cevap; “tanımıyorum, birileri bana kaset kumpası kuruyorlar” falan diyebilir..
Yahu İmamoğlu.. bu çakallar, yakalandıklarında bu işin ne kadar ağır suçu olduklarını bilmiyorlar mı? Biliyorlar..
Ha yoksa seni çok sevdikleri için babalarının- analarının hayrına mı; senin diplomanı ihbar eden aileyi ölümlerle tehdit ediyorlar?
Ozan Özcan, videoyu, telefonu ve attıkları mesajları götürüp Savcılığa verdi..
İş çok yakında ortaya çıkacak..
Ve merak ediyorum.. Sen ve etrafında kiler bu açık tehditler üzerine neden hala sessizsiniz?
Bu Haber 80082 Defa Okunmuştur