http://www.haber2000.com/
http://www.haber2000.com/
» ERCİYES TÜRK KURULTAYINA OHAL YASAĞI GELDİ.. KAHPE RÜZGARIN NEREDEN ESTİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ

ERCİYES TÜRK KURULTAYINA OHAL YASAĞI GELDİ.. KAHPE RÜZGARIN NEREDEN ESTİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ

Bu ülkede, yani Türkiye‘de, yani kendi adını taşıyan kendi öz vatanında Türkler hiç bir faaliyet yapamazlar!.. Bırakın en gözde şehirlerin en gözde meydanlarını, ıssız dağların başında, yaylalarda bile yapamazlar yaylalarda... İşte bir örneğini tekrar yaşıyoruz. Geçen yıl “OHAL bahanesiyle yasakladıkları, Erciyes Türk Kurultayını bu yıl da yasakladılar...
Paylas
ERCİYES TÜRK KURULTAYINA OHAL YASAĞI GELDİ.. KAHPE RÜZGARIN NEREDEN ESTİĞİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ
Güncel - 31 Temmuz 2017, Pazartesi 12:54:16
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

www.haber2000.com

 

6 AĞUSOS 2017 PAZAR GÜNÜ, OZAN ARİF ÖNCÜLÜĞÜNDE YAPILMASI PLANLANAN ERCİYES TÜRK KURULTAYINA OHLA YASAĞI GELDİ.. OHAL YASAĞINI KAYSERİ VALİSİNİN OZAN ARİF'e ŞİFAEN BİLDİRİLDİ..

 

PEKİ, ÇOK, ÇOK ÜZGÜN OLAN OZAN ARİF NE DEDİ?

 

İŞTE OZAN ARİF'in ÜLKÜCÜLERE MESAJI;

 

ÖZÜR...

TEŞEKKÜR…

VE KAHPELİKLER!

 

İmkansızlıkla başa çıktık!

Önümüze konulan engellerle başa çıktık!

Manialarla, tuzaklarla, olumsuz propagandalarla bile başa çıktık!

Hatta ben hasta olmama, en ağır tedavileri görmeme rağmen, yani hasta hasta yola çıkacak kadar hastalığımla bile başa çıktım!

Velhasılı ne olursa olsun orda olacaktım!

 

Ama (Hepinizden özür diliyorum Ülküdaşlarım!)

Kahpelerle ve kahpeliklerle başa çıkamadım, başa çıkamadık!..

Bir kez daha öğrendik ki;

Türkiye‘de herkes her türlü toplantıyı, faaliyeti yapabilir...

Ama herkes, herkes...

Hatta (affedersiniz) ibneler bile yürüyüş ve nümayiş yapabilir...

Hem de Türkiye’nin en gözde şehirlerinin en gözde meydanlarında yapabilirler...

 

Ammaaa...

Bu ülkede, yani Türkiye‘de, yani kendi adını taşıyan kendi öz vatanında Türkler hiç bir faaliyet yapamazlar!..

 

Bırakın en gözde şehirlerin en gözde meydanlarını, ıssız dağların başında, yaylalarda bile yapamazlar yaylalarda...

 

İşte bir örneğini tekrar yaşıyoruz.

Geçen yıl “OHAL bahanesiyle yasakladıkları, Erciyes Türk Kurultayını bu yıl da yasakladılar...

Yürüyüş değil...

Nümayiş değil...

Gayet masum bir kurultay...

Ama adı Türk Kurultayı...

Türk‘ün Türk‘le meşveret kurması...

Hatta bu vatanı, bu milleti, bu dini, bu devleti (riya için veya siyasi çıkar için değil) samimi olarak karşılıksız seven Ülkücülerin birbiriyle kucaklaşma merasimi de diyebilirsiniz...

 

İşte bu yasak bu....

Peki, bir belge verdiler mi?

Geçen yıl vermediler ki bu sene versinler!

Belge-melge yok yassak o kadar...

 

Esasında halâ top çeviriyorlar...

Halâ bizi oyalıyorlar...

Temmuz ayının başından beri çektirdikleri çileyi buraya yazmakla bitiremeyiz.

Vurdurmadıkları kapı, uğratmadıkları makam, gezdirmedikleri komisyon kalmadı...

Aynı makamlara, aynı arzularımızı, aynı arzuhalimizi, defalarca dilekçe tazeletip döndürüp durdular bizi...

Ama dedim ya yok yok yok...

 

Sadece Vali Bey‘in ilk ziyaretimizde şifahi olarak;

“Tamam yapabilirsiniz” , vaadini esas aldıktan sonra bu sevincimizi sizinle paylaşmıştım...

 

Şimdi de bir belge vermeden yapılamayacağını bildirdikleri için üzüntümüzü sizinle paylaşmayı uygun gördüm.

 

Evet değerli Ülküdaşlarım;

06 Ağustos 2017 tarihinde yapacağımızı duyurduğumuz

“Erciyes Türk Kurultayı„ hangi sebepten olduğunu bile bilmediğimiz Saiklerle yaptırılmıyor...

 

Daha anlaşılır bir dille yasak... Yasak...

Onlar da biliyorlar Ülkücülerin devlet erkini kullanan bazı kahpeler yüzünden devlet güçleriyle karşı karşıya gelmeyeceğini...

 

Onlar da biliyorlar Ülkücülerin geleneğinde “1 Mayıs„ yapanlar gibi devletle sidik yarışına girme alışkanlığının olmadığını...

 

Onun için yasak...

Kurultayımızın yapılması yolunda gösterdiği gayretlerden dolayı olmasa bile, yapılmasında samimi arzu göstermesinden dolayı Sayın Kayseri Valisini tenzih ederek...

 

Valilik makamının gerek altından(!) gerekse üstünden gösterilen olumsuz gayretlerin bazen şahidi, bazen de açığa vurulmayan gayretlerin farkında olduk.

 

Hülasa bu kahpe rüzgarın nereden estirildiğini bilmeyecek kadar aptal değiliz...

 

Ancak (kendi adıma söylüyorum) bu gerçeği bilmeyecek kadar aptal olmasak da,

 

Türkiye‘de hakikaten adalet-madalet kalmadığını, Türkiye'nin artık bir hukuk devleti olmaktan çıktığını bilmeyecek kadar da aptalmışız aptal!..

 

Alacağı olsun kahpe düzenin!..

Alacağı olsun Türkiye‘de Türklere Türk kurultayı yaptırmayan kahpelerin!..

 

Alacağı olsun kendi oturacağı koltuğu bile muhafaza etmek için başkalarının kucağına oturan şerefsizlerin!..

 

Alacağı olsun böyle şerefsizlerin ağzına bakarak Türkiye‘de Türk‘e zulmedenlerin!..

 

Bu sefer şunu da anladık ki;

 

Sadece bu sene değil bu düzen böyle devam ettiği müddetçe,

Ülkücülerin orada Başbuğ‘larının yadigârı olan o

“Erciyes Türk Kurultayını„ yapma şansları yok...

Veya biz beceremedik!.. Beceremiyoruz!..

 

İşte onun için de herkesten özür diliyorum!..

Başta Başbuğ‘umun ruhaniyetinden özür diliyorum...

 

Sonra birilerinin iptal etmesine rağmen Erciyes Türk Kurultayı‘nı yaşatmak için, Tekir yaylası’nda kahrından yanımızda can veren Erciyes şehidimiz,

 

“Paşa Tambay„ ülküdaşımın ruhaniyetinden özür diliyorum...

 

Ayrıca bu yılki yapılacak kurultayımızı şereflendirmek üzere yaptığımız davetimizi tereddütsüz kabul eden Hocalarımızdan, değerli dava büyüklerimizden, Türkiye’de Türk boylarına yolbaşçılığı yapan soydaşlarımızdan, Azerbaycan‘dan, Batı Trakya‘dan, Kırımdan, Türkmeneli‘nden davet ettiğimiz konuklarımızdan özür diliyorum...

 

Özelliklede 6 Ağustosta Erciyes‘te olmak üzere iznini ayarlamış olan gurbetçilerimizden,

 

Dahası var;

 

Edirne‘den, Batman‘a, Kars‘tan, Muğla‘ya kadar kendi imkanlarıyla her yıl gelen, bu sene de Başbuğ‘umuzun emanetine sahip çıkmak üzere geleceğini bildiren hatta yola çıkan siz değerli ülküdaşlarımdan özür diliyorum...

............

Özür dilemenin yanında teşekkür etmeden geçemeyeceğim yürekler de var!

 

Başta Afşar yiğidi Kayserili iş adamı Necip Diçer...

Birilerinin iptal ettiği yıllardan bu yana o kurultayın yapılması daha doğrusu yaşaması için varını-yoğunu ortaya koyan, gelen misafirlerin, sanatçıların geliş gidiş uçak, yeme, konaklama masraflarından tutunda, afiş, duyuru hatta dağın başına son model sahne, seslendirme, ışıklandırma kuruluncaya kadar her türlü masrafın altına giren bu ülküdaşıma teşekkür ediyorum.

 

Yine aynı şekilde geçen yıl olduğu gibi, bu yılda kurultayın yapılması için her türlü desteğe hazır olduğunu bildiren Kayseri‘li gurbetçilerden Ali Taş ülküdaşıma,

 

Bafralı İş adamı, (iş adamlığından ziyade) bir ülkü sevdalısı değerli kardeşim Osman Parlak Bey‘e teşekkür ediyorum.

 

Kaç yıldır yeri geldi bir iftar yemeği şeklinde, yeri geldi 300, yeri geldi 3000, yeri geldi son yıllarda 10-15 bin ülküdaşımızla yaptığımız kurultaylara kendi işlerini terk ederek bilâ-bedel yani ücretsiz, beş kuruş almadan katılan

İsmail Türüt, Esat Kabaklı kardeşlerime özellikle şükranlarımı belirtiyorum.

 

Yine Avrupa‘da olduğu gibi Tekir yaylasında da beni yalnız bırakmayan, Cuma Kayacık edeme, Volkan Kutlu gönüldaşıma, hatta 6 Ağustos’ta Tekir‘de olmak için şimdiden Türkiye‘de olan Mehmet Ali Bilgiç kardeşime, Yüksel Üzüm ülküdaşıma çok teşekkür ediyorum...

 

Ve tabi ki bu zamana kadar varlığı ile Erciyes‘i esas yaşatan yine sizlere teşekkürü bir borç biliyorum.

 

Esasında yazacağım çok şey var...

Ama yazamıyorum...

Hırsla kalkıp zararla oturmak istemiyorum.

 

Beyler iptal etti edeli kurultay yapabilsek te yapamasak ta hep Ağustos’un ilk Pazar günü Tekir‘de oldum...

 

Zaman zaman çadırlarınızda sizlerle, zaman zaman da bir taşın başına oturarak yalnız başıma Başbuğlu günlerimizi hayal ettiğim oldu...

Ama bu sefer onu da yapamayacağım, yani orada olamayacağım!

 

Zira bu sefer ne kahpeliklerden hırpalanmış moralim,

ne de ağır bir tedavi görmekte olan bedenim Erciyes‘in garipliğine dayanacak kadar güçlü değil...

 

Beni affedin...

Eğer ömrüm olursa, eğer sıhhatim el verirse gelecek yıl kurultay yapılmasa bile orada bir taşın dibinde de olsa gelen yüreklerle buluşmak üzere hepinizi Cenab-ı Allah‘a emanet ediyorum.

 

Bir de dünyanın bin-bir türlü hali var bana hakkınızı helal edin.

Ve...

Tekrar özür diliyorum...

Tekrar özür diliyorum...

Tekrar özür diliyorum...

Ne yapalım yapamadık...

Yaptırmadılar işte... 


Bu Haber 235112 Defa Okunmuştur

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Foto GaleriTÜMÜ

ÇOK OKUNANLAR

Hava Durumu



İçerik Yükleniyor...

SON EKLENENLER

Gazeteler:

ŞANS OYUNLARI



İçerik Yükleniyor...

NAMAZ VAKİTLERİ :


İçerik Yükleniyor...

BURCLAR



İçerik Yükleniyor...

PUAN DURUMLARI :



İçerik Yükleniyor...

SON YORUMLAR

(Terör ve tecavüz hariç) ADLİ MAHKUMLARA EŞİT YASA.. ŞARTLI TAHLİYE İSTİYORUZ. lehe uygun somut deliller olmasına rağmen fetöcü hakimlerin kanaat kararıyla birçok suçsuz insan içerde yatıyor. (Ceza mahkemesinde ağır ceza verebilmek için somut ve 0 inandırıcı deliller olması lazım.) Yargıdaki hatalı uygulamalardan dolayı birçok insan boş yere cezaevinde yatıyor. Kış geldi ve cezaevleri aşırı dolu. Mahkumlar soğuk betonlarda yatıyorlar. Sıcak su yok herşey kısıtlı. Hastalıklar öylesine.. Biz vatanımıza hainlik yapmadık! Kimimiz suçsuzluğunu anlatamamış, kimisi çaresizlikten,kimiside cahillik ve ihmal nedeniyle, kimiside ekonomik nedenlerle ve yoksulluktan, kimide tehdit ve Korkuyla suça karışmış, kimisi kumpasla, arkadaş mağduru olmuş.. Bunlar uzmanlar tarafından dahada sınıflandırılabilir. Yeni cezaevleri yaparak, mahkumu yıllarca kapatmak yerine, asıl suça neden olan faktörleri ortadan kaldırmak için çabalanmalı.. Yoksa gençler, fikren, bedenen vede ruhen kaybedilip yok olacak..! Cezaevleri yerine okul yapılsın. Fabrikalar yapılsın iş verilsin aş olsun ve yoksulluk giderilsin. Ayrıca bir mahkum devlete en az 2000 tl zarar demek cezaevleri yapımıda ayrıyeten ekonomik zarar. BİZ YENİ CEZAEVLERİ İSTEMİYORUZ bu sadece geçici çözüm olacaktır. Nolur,,adli mahkumların vede mahkum yakınlarının SESSİZ ÇIĞLIKLARINI duyun ve duyurun.. İçerde kader mahkumları dışarda biz CANIMIZ ÇOK YANIYOR. Çocuklarımız analı babalı öksüz boynu bükük yetim kaldı. Allah bile tövbe eden kullarının günahlarını bağışlarken devletimiz niye bağışlamasın. Herkes hata yapar ve 2. Bir şansı hak eder. Bir hata bedeli ömürlük cezalar olmamalı.. Onları yeniden hayata kazandırın yaşayan bir ölü olmasınlar. İnanın bana suçsuz ve ilkdefa suç işleyipte pişman olmuş mahkumlar birdaha ASLA SUÇ İŞLEMEYECEKLERDİR. Hem pişman olmuş bir mahkumu yıllarca kapatmanın kimseye faydası yok..! Bırakın aile olalım Yavrum geceleri hep babasının mankenine sarılıp koklayararak uyumaya çalışıyor. Ayrıca Babasız büyüyen çocuklar ilerde daha kötü işlere bulaşacaklardır. Bir anne yoksulluklamı uğraşsın, cocuklarınamı baksın. Toplum içinde kocasız hayat çok zor! Bize artık acıyın nolur. Siz Sayın vekillerden, Mahkum ve mahkum yakınlarının ne hissettikleri konusunda empati yapmalarını rica ediyorum. Ve soruyorum.. fetö mağduru veya kumpas`a kurban gitmiş işlenen suçtan bile haberi olmadan ceza yatan suçsuz, arkadaş mağduru mahkumlar ne olacak..! BİZ 188 dahil EŞİT YASA - ŞARTLI TAHLİYE İSTİYORUZ. Siz bizim devlet babamızsınız.. BÜYÜKLÜĞÜNÜZÜ GÖSTERİN.. LÜTFEN.. HALKINIZLA BARIŞIN ve onlarla uzlaşın. Ve artık açılsın kapılar.. Nolur allah rızası için bizim isteklerimizi yetkililere duyurun.. Biz fakir aileleriz.. Biz çaresiz Yaşlı ana babalarız. Biz 18 yaş altı savunmasız çocuklarız. Biz kısık sesleriz BİZİM GÜR SESİMİZ OLUN.. Ben mahkum eşiyim ve Bu yazımı ve isteğimi (1 çarpı 1000) olarak görün. Atatürk ` benim halkım cahildir hataya düşebilir her 10 yılda bir af verin` demiştir..!!!
KAVGALARI BIRAKIN, CEZAEVLERİNE BAKIN.. DEVLETİN KURUMU AÇIKLIYOR :

FaceBook

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber 2000- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber 2000 Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin millitaraf@hotmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir