http://www.haber2000.com
» EVET, OLCAY KILAVUZ.. DEDİĞİN GİBİ, SİNAN ATEŞ CİNAYETİ; ŞEREFSİZCE, ALÇAKÇA, KAHPECE KURULAN PUSUDUR. PEKİ KILAVUZUN BU SÖZLERİ BİRİLERİNİN NEDEN ZORUNA GİTTİ? NEDEN GÖREVDEN ALINDI?

EVET, OLCAY KILAVUZ.. DEDİĞİN GİBİ, SİNAN ATEŞ CİNAYETİ; ŞEREFSİZCE, ALÇAKÇA, KAHPECE KURULAN PUSUDUR. PEKİ KILAVUZUN BU SÖZLERİ BİRİLERİNİN NEDEN ZORUNA GİTTİ? NEDEN GÖREVDEN ALINDI?

Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in; kahpece kurulan pusuda öldürülmesiyle ilgili ilk kez değerlendirme yazısı yazıyorum. Yine, Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı olan Olcay Kılavuz’un adı bu cinayetle ilintili iddiasıyla çok anıldı ama uzun süre sustu, konuşmadı.. Geçen günü bir tv muhabirine dedi ki; “Benim böyle şerefsizce, alçakça işlenmiş bir olayla asla ilgim olmadı, olmazda. Ve bu olaya çok üzüldüm” .. Evet Olcay Kılavuz.. Dediğin gibi şerefsizce, alçakça, kahpece kurulan bir pusu ve işlenen cinayet. Peki, Olcay Kılavuz’un bu ifadeleri ve tanımlamaları neden birilerinin zoruna gitti? Bahçeli, Kılavuz’u neden danışmanlık görevinden adlı?
Paylas
EVET, OLCAY KILAVUZ.. DEDİĞİN GİBİ, SİNAN ATEŞ CİNAYETİ; ŞEREFSİZCE, ALÇAKÇA, KAHPECE KURULAN PUSUDUR. PEKİ KILAVUZUN BU SÖZLERİ BİRİLERİNİN NEDEN ZORUNA GİTTİ? NEDEN GÖREVDEN ALINDI?
Siyaset - 29 Mayıs 2024, Çarşamba 00:00:00
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

GÖKTÜRK TUNÇTÜRK yazdı

www.haber2000.com

 

Değerli okuyucular..

 

Ben uzun süredir Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili hiçbir değerlendirme yazısı yamadığım gibi, ölüm yıldönümlerinde de anmıyordum.

 

Derken, Ülkü Ocakları eski genel Başkanı Sinan Ateş, kahpece kurulan bir pusuda uyuşturucu satan, kullanan torbacılar tarafından öldürüldü..

 

Değerli okuyucular..

 

Ben, taa 1973 yıllarda Kars’ta liseyi bile düşüncemden dolayı sürgünde bitiren, Ülkücü yapıya sahip Türk milliyetçiliği fikrini savunduğum için Kars’ta birçok kez ağır saldırılara uğrayan, düşüncemden dolayı Ecevit tarafından Adliye’de ki görevinden alınan,

 

Ve 12 Eylül askeri darbesinde 2 kardeşiyle birlikte işkence maslarında, Mamak zindanlarında aç-susuz şekillerde davanın en ağır çilesini çeken Türk Milliyetçisiydim ve halen de aynı yerdeyim, aynı fikrin; hiç zikzak yapmayan neferiyim..

 

Ülkü Ocaklarının hemen, hemen her kademesinde görev aldım..

 

Bizim zamanlarımızda ne diyorduk?

 

“Bir ölür, bin doğarız”.. “Birimiz, hepimiz.. Hepimiz birimiz için”.. “Ülkücüler göklerde sancak, Allah yolunda ölürüz ancak”…

 

Ve en önemlisi; “Ülkücü, Ülkücünün kardeşidir” diyorduk

 

Evet.. Şimdi maalesef bu sloganlarımız da, ilkelerimizde unutuldu gitti..

 

Değerli okuyucular..

 

Bu yüzden Ülkücü camiadan uzun süredir bana sitemler geliyordu…

 

“Abi, Muhsin Başkanla ilgili niye yazılar yazmıyorsun? Sinan Ateş cinayeti ile ilgili niye değerlendirme yazıları yazmıyorsun” diye..

 

Evet doğru… Yazmıyordum..

 

Benim sırdaşım, birçok gücümüzü birleştirdiğimiz ve “Muhsin başkan” diye sürekli övgüyle andığımız Muhsin Yazıcıoğlu artık benim ne başkanım, ne de dava arkadaşım..

 

Niye anma yazıları yazayım, niye suikastının hesabını ben sorayım?

 

Muhsin Yazıcıoğlu ile Mamak Cezaevi’nden çıktıktan sonra da birlikte çok hayırlı işler yaptık..

 

Sonra koptuk… Nede mi?

 

Bazen benim O’na merak ettiğim bazı konuları sorduğumda, bana; “Karslı, milli sır” diye verdiği cevap gibi, nedeni de bende milli sır olarak kalsın..

 

Yalnız, Muhsin Yazıcıoğlu’nun; MÇP/MHP’den ayrıldıktan sonra beraber yola çıktığı “dava” arkadaşlarına birkaç iğneli mesajlarım olacak.. 

 

Daha doğrusu; “Muhsin Yazıcıoğlu adından geçinen, siyasi koltuklar kapanlara..

 

Bakın Muhsin Yazıcıoğlu’n un yola çıktığı arkadaşlarına.. Şimdilerde hepsi ayrı, ayrı siyasi sahnelerde dans ediyorlar, günlerini gün ediyorlar ve birileri de kendilerini nimetten sayıp parti kurmaya çalışıyor..

 

Bir gün dahi.. Başkanlarına yapılan suikast ile ilgili araştırımalar yapıp, hesap sormadılar..

 

Suikastken bu yana sürekli ne diyorlar?

 

Muhsin başkanı FETÖ (Fetullah Gülen) öldürttü”..

 

Kardeşim bunu herkes biliyor..

 

Peki, bu yiğit sözde Alperenler niye bir gün dahi şu yorumu yapmadılar?

 

“Ya tamamda.. Muhsin başkan, Fetullah Gülen ile samimi idi, Fetullah’a övgüler yağdırdığı videoları var.. Peki, bu Fetullah, Muhsin başkanı niye öldürttü?”

 

Hadi bu saatten sonra kendinize bu soruyu sorun…

 

Ve sizlere bir ip ucu daha vereyim…

 

Muhsin Yazıcıoğlu ve 8 arkadaşı; Üzeyir Garih’i; öldürülmesinden 3-4 yıl önce, neden malikanesinde ziyaret ettiler?

 

Bu soruyu da kendinize sorun…

 

Ve benim bu konuda yazdığım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun da doğruladığı; “Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Üzeyir Garih sırrı” başlıklı haberimi Google den arayıp, okuyun..

 

Haa şimdi birileri de bana diyecekler ki; “Muhsin başkana çamur atıyorsun, Muhsin başkanın Fetullah ile ne işi olur? Ne övgüsü?”..

 

Girin Google ye.. “Muhsin Yazıcıoğlu’ndan, Fetullah Gülen’e övgüler” diye arama yapın..

 

Birçok haber ve Muhsin başkanın “Fetullah Gülen hocaefendi” diye sözlerine başladığı övgüler dolu videoları göreceksiniz..

 

Bırakın artık bu siyasi dansözlükleri..

 

Değerli okuyucular..

 

Gelelim Sinan Ateş cinayetine..

 

Ben Sinan Ateş’i şahsen hiç tanımadım..

 

Sinan Ateş, nihayetinde Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış bir isimdir..

 

Gerekçesi ne olursa olsun, böyle kahpece bir pusuda katledilmesi şerefsizliktir..

 

Yok, “bizden ayrılıyormuş, yok genel Başkan adayı olacakmış, yok FETÖ’cü imiş” gerekçeler  sergilenen kahpeliklerin üzerini örtmez..

 

Ve hele, hele o minnacık o iki yavrunun babasız bırakılması..

 

Hani ulan.. Ülkücü, Ülkücünün kardeşi idi?

 

Bizim zamanımızda bir ülkücü pusuya düşürülüp öldürülecekti, o kahpe elleri bulup kırardık ama bakıyorum bırak elleri kırmayı bir duayı, bir başsağlığı bile çok görüldü..

 

Ben, Ankara Bahçelievler’de beni öldürmek için kurşun yağmuruna tutanları yakaladığımda bile onlara tek kurşun bile sıkmadım..

 

Anneleri, babaları gözümün önüne geldi.. Çünkü, onlar aileleri tarafından okuması için Ankara’ya gönderilen kız çocukları idi.. Analarının ağlamasını asla istemdim ve bıraktım..

 

Ve en önemlisi.. 7 TİP’li öğrencinin “katledildiği” Bahçelievler olayı.. Bana çok, çok iyilikleri olan rahmetli Abdullah Çatlı ile bile tartışıp, “Bu nasıl bir vahşet” diye sitem ettim..

 

Çatlı yalan söylemez.. Bana dedi ki, “Karslı inan olay benim bilgimin dışında gelişti ve dejenere edildi ve benim üzerime yıkıldı”..

 

Doğru… Şimdi o katliamın bir numaraları sanığı olan bir ruh hastası da ekran, ekran dolaşarak diyor ki;

 

“bana katil diyorlar.. Ben katil değilim” falan..

 

Haassstir ulan şerefsiz.. Sen baş katilsin.. Senin davanda, inandığın kitabında var mı ulan; “Siyasi davan adına birisini öldürürsen, katil sayılmasın” diye bir vurgu? Yok..

 

İşte şimdi Sinan Ateş olayı..

 

Ve bu cinayette en çok adı anılan, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz..

 

Olayın başından beri suskunluk içinde idi..

 

Fakat anlaşılan o ki, O’da bunalmış.. Bir Tv muhabirine dedi ki,

 

“Benim böyle şerefsizce, alçakça işlenen bir olayla asla bağım yoktur, olmazda ve öldürülmesine çok üzüldüm”..

 

Evet.. Olay Kılavuz.. Dediğin gibi; cinayet şerefsizce, kahpece, kalleşçe işlendi.

 

Ölündürülen kim olursa olsun…

 

Ama gelin görün ki Olcay Kılavuz’un bu içten gelen sözleri, tanımlamaları birilerinin çok zoruna gitmiş..

 

Bir baktık ki; Olcay, Mecliste ki; Genel Başkan danışmanlığı görevinden alınmış..

 

“Vay sen niye bu lafları söyledin, bu tanımlamaları yaptın” diyerek görevden almışlar..

 

Merak ediyorum.. Olcay’ın, “şerefsiz, alçak” diye sarf ettiği sözler kime dokunmuş?

 

Ama kimler ne kadar olayı gizlerse gizlesin, Allah biliyor.. Ve Allah babasız bırakılan iki minnacık yavrunun ahını asla yerde bırakmaz..


Bu Haber 109278 Defa Okunmuştur

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum

Haber Arşivi

ÇOK OKUNANLAR

Hava Durumu



İçerik Yükleniyor...
Ankara’ya 5 yıldır tek bir kalıcı eser yapamayan, “Çapsız” Mansur Yavaş; dünyanın en büyük tema parkı olan ANKAPARK’ı, siyasi kin ve ağır kıskançlık psikolojisi ile açıkça harabeye çevirtti. Parkta yapılan 83 hırsızlıklara göz yumduğu gibi şimdi de yerel seçimler arifesinde; parkta ki dinozor ve diğer oyuncakları kaldırıp, atacağını ve bu alanı yeşil alan yapacağını duyuruyor, güya Ankaralıların da görüşlerini aldığı anketi aktarıyor.. İşine geldiği zaman da; yıllardan beri “bu park 14- 16 milyar liraya yapıldı, parayı oyuncaklara gömdüler” gibi ciyaklayıp, siyasi itibar suikastları yaptı, yaptırdı.. Parkı harabeye çevirmesinin tek gerekçesi ise; Ağır siyasi kin.. Melih Gökçek yaptırdı diye.. Şimdi, halkı ücretsiz, otobüslerle parka getiriyor. Niye; Parkın kırılan oyuncakları, harabe görüntüsünü görmeleri için.. Zeka özürlüler, Ankaralı sormayacak mı, “Bu parkı kim bu hale getirdi?” diye Sayın İçişleri Bakanı, Sayın Ankara Valisi.. Bu parkı Melih Gökçek Belediyeye süper görüntülerle teslim etti mi? Etti? Park kimin denetimde idi? Ankara Büyükşehir Belediyesinin.. Başkanlar kimdi? Mustafa Tuna ve Mansur Yavaş.. Peki, 5 yılda bu büyük devasa parkı kim bu hale getirdi? Kim harabe olmasına göz yumdu? Mansur Yavaş.. Şimdi bu parkı tamamen kaldırıyor.. Bu park 14 milyara yapılmış ise, sen kimsin ki devletin bu parasını keyfine, kinine göre çöpe atıyorsun? Evet, Sayın İçişleri Bakanı ve Ankara Valisi. Lütfen, derhal parka görevlileri gönderip, zarar- ziyan tespitleri yapılmasını ve parkın şuan ki halinin tespitini ve gerekli soruşturma işlemlerinin yapılmasını Ankaralılar adına sizlerden rica ediyorum...
SAYIN, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA ve ANKARA VALİSİNE “MANSUR YAVAŞ” ÇAĞRIMDIR.. “KAMUYA AĞIR ZARAR VERDİ, YAPILAN MEGA HİZMETİ; SİYASİ KİN İLE HARBEYE ÇEVİRDİ, ŞİMDİ DE ORTADAN KALDIRIYOR”

SON EKLENENLER

FaceBook

Haber Ara

Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Haber 2000- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Haber 2000 Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin millitaraf@hotmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir