GÖKTÜRK TUNÇTÜRK yazdı
Değişik görüşlerde de olsa yazarlara karşı cevap vermeyi pek sevmem ama bir yerlerde yazdığı için kendini üstün zekalı gören, aslında hiçbir şey bilmeyen “ideolojik takıntılı sözde yazarlar” bam telime basınca cevap vermek, haddini bildirmek ve biraz da bir şeyler öğretmek için bazen cevap vermek zorunda kalıyorum..
Bu zat’lardan birisi de Oda Tv haber sitesi ve Sözcü’de yazan Soner Yalçın ..
Soner Yalçın’ı çok eskiden tanırım.. Doğu Perinçek ile çok çalıştı.. Kendisi Solcudur.. Olabilir… Herkesin kendi mantığına göre bir dünya görüşü olması yaratılışın takdiri ve güzelliğidir.
Soner Yalçın, önce ki gün ki yazısında; benim de çok üzüntü duyduğum ve yakinen bildiğim 1980 yılında işlenen bir cinayetten bahsedip, Ülkücüleri, milliyetçileri suçlayıp, hakaret ettikten sonra, bir de hiç sıkılmadan Alevi düşmanlığı çamurunu attı..
Ve en önemlisi yine “insan öldürmeyi, katletmeyi” tek taraflı yermesi idi.. Soner; gerek 12 Eylül askeri darbesi öncesi, gerekse sonrasında ki; eli kanlı solcu katilleri görmemekte ısrar etti.
Ve bunların hepsi de Ülkücü, milliyetçi katilleridir..
Bu üzüntü verici olaylar ne zaman karşılıklı yaşanmıştır, daha doğrusu yaşatılmıştır? 12 Eylül 1980 yılı öncesi, yani Kenan Evren’in askeri darbesi öncesi..
Dikkat et Soner .. “Karışlıklı çatışma yaratılmış, yaşatılmış ve aynı mihraklar, aynı silahlar vasıtası ile kan davası haline getirilmiştir” diyorum…
Kimler bu alçak planı devreye koymuştur? Türkiye düşmanları..
Plan kimler vasıtası ile Türkiye’de aktif hale getirilmiştir? Yerli işbirlikçiler ile…
Aynı silah; hem Ülkücü’yü katletmiştir, hem solcuyu katletmiştir, hem Alevi’yi, hem de Sünni’yi katletmiştir.
Amaç; Türkiye’yi iç kargaşaya sürüklemek, toplum kesimlerini birbirine kan davalı şeklinde düşman etmek, ülkeyi zayıflatmak ve darbe zeminini oluşturmak..
Ve bu alçak planda da ne yazık ki başarılı oldular..
Evet…. Soner Yalçın, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerçek acı muhasebesi budur..
Bilmiyorum sen 12 Eylül darbesinde mağduriyetler yaşadın mı?
Şahsen ben ve ailem defalarca saldırılara uğradık, işkenceler gördük ve Mamak zindanlarında epeyce yattık..
İşte 12 Eylül’ün gerçek acı muhasebesini, Ülkücünün de, solcularında bir arada yattığı ve birlikte zulümlere tabi tutulduğu o koğuşlarda yaptım Soner..
Bak; Bülent Ecevit şaibeli bir şekilde hükumet kurduğunun akşamı beni; Kars- Susuz ilçesi adliyesinde ki görevimden teleks emri ile aldırttı..
Suçum; Türk milliyetçisi, Ülkücü olmaktı ..
Bülent Ecevit beni tanır mıydı? Elbette ki hayır ama o bölgede ki sol örgütlerin ve partilerin bildirimi ile sabah alacağım maaşımı bile vermeden beni gönderdiler..
Bu da yetmedi; gündüz güvenlik gerekçesi ile gidemedim.. Gece Kars’a ayak bastığımda en az 200 kişinin taşlı, sopalı, demir çubuklu saldırısına uğradım..
Kafama demir çubuğu soktular Soner Yalçın… 8 Ay kafamdan kan geldi…
Ve Bak …Saldırıya uğradıktan sonra amcamın kızı ile bir Eczaneye girdik.. Kanın durdurulması için sargı istedik ..
Eczacı sordu; “Nedir, terör saldırısı mı?”
Amcamın kızı “Evet, THKP-C ve TÖB-DER’ciler saldırdı”
Eczacı ; “Bu Arkadaş Ülkücü mü?”
“Evet” dediğimiz de, Eczacı bize inanılmaz bir tavır sergiledi ve dedi ki; “Hayır saramam yarayı, biz Faşistleri tedavi etmek için okumadık, lütfen çıkın gidin”..
Pantolonumun paçasında su gibi kanlar akarak eve gittik ve seker tozunu kafama dökerek, sabaha kadar akmasını önledik..
Bak, anlıyorsun değil mi Soner efendi.. Beni hayatında hiç görmeyen bir tıp görevlisi, insanlık adına yaramı bile sarmadı..
Suçum, Türk topraklarında; Türk milliyetçisi olmak..
İşte böyle vahim bir ortama ittirmişlerdi hepimizi..
Gelelim senin yazında bahsettiğin, Karslı hemşerim, yani Ardahanlı TRT’ci Ümit Kaftancıoğlu cinayetine..
Ümit Kaftancıoğlu cinayet işlendiğinde ben Ankara’da idim..
Ümit abiye ister inan, ister inanma .. İki ke kahroldum, üzüldüm ve isyan ettim..
Neden iki kez üzüldüm.. Böyle bir alçaklık, insanlık dışı bir duygu ile saldırı olamaz.. İlkokula giden kızının gözü önünde kurşunlanması ayrı bir acı ve ayrı bir isyandı benim içimde..
Şimdi okuyucular tabi ki merak edecek ..Bu Ümit Kaftancıoğlu kimdir? Diye..
Haklılar… Çok eski bir olay..
Değerli okuyucular… Hemşerim Ümit Kaftancıoğlu, şuan CHP İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Canan Kaftancıoğlu’nun kayınbabası… Yani; eşinin babası..
Ümit Kaftancıoğlu; TRT’de programlar yapardı, bazı gazetelerde yazılar yazardı.. İstanbul’da yaşıyordu.. Çünkü; İstanbul TRT’ye tayini çıkmıştı..
Evet … Ümit abi solcu idi ama bu katledilmesine, çocuğunun gözü önünde alçakça öldürülmesine asla sebep değildi..
Ve maalesef böyle bir ortama itilmiştik..
Soner Yalçın, bu cinayette hiçbir bilgisi ve delili olmadan Ülkücüleri suçlayarak diyor ki, “Yahu öldüreceğiniz insan hakkında bari bilgi edinin, kafa yorun.. Nasıl böyle bir adama kıydınız” ..
Bak Soner Yalçın .. Bu ve bunun gibi aynı mihraklarca işletilmiş cinayetlerin zerre kadar savunulur tarafı yok..
Ama sen insan öldürmeyi tek taraflı bir şekilde yeriyor ve suçluyorsun…
Zaten o sıralarda yakalanıp, tutuklanan Ahmet Mustafa Kıvılcım isimli kişi ifadesinde sadece; “Solcu olduğu için öldürdüm” dedi ve müebbet hapse mahkum olmasına rağmen, Yargıtay marifetiyle 4 yıl sonra tahliye edildi.. Çok gizemli.. Yani; her hangi bir Ülkücü isimden talimat aldığını bile ifade etmemiştir…
İnsan öldürmede; “senin katilin, benim katilim” açsından bakılmaz.. Ve maalesef sen bu yazında bu pencereden hala bakıyorsun… 12 Eylül muhasebesini hiç yapmamış ve ders almamışsın..
Bak Soner …. Ümit abinin cinayeti sırlarında MHP’nin yayın organı Ortadoğu Gazetesinin sahibi İlhan Darendelioğlu, İstanbul’da kahpece kurşunlanıp öldürüldü..
İlhan abi aynı zamanda Komünizmle Mücadele Derneğinin başkanı idi.. Katledenler solcular idi..
Yine Ülkücü Gazeteci- Yazar İsmail Gerçeksöz, solcular tarafından katledildi..
Yine milliyetçi- Ülkücü yazar ve aynı zamanda Siyonizmle Mücadele Derneğinin Başkanı Kemal Fedai Coşkuner, solcuların kurduğu pusuda katledilip, şehit edildi..
İstanbul MHP il Başkanı Recep Haşatlı’yı solcular o dönemde katletmediler mi? Ettiler..
Ve Türkiye’nin efsane devlet adamı Gün Sazak, oğlu Süleyman Servet Sazak’ın gözü önünde Solcuların çapraz ateş pususu ile kahpece şehit edilmedi mi?
Edildi … Ve binlerce Ülkücü şehit verdik… 12 Eylül öncesi bir günde 22 Ülkücünün, solcular tarafından katledildiğini bilirim..
Şimdi ben de size soruyorum Soner Yalçın ve yoldaşları; “Yahu bu değerli insanlara nasıl kıydınız?”..
Niye bu solcu katilleri görmezden geliyorsun Soner Yalçın?
Hadi cevap verin?
En fazla ne dersiniz; “Faşistlerdi, emperyalizmin işbirlikçiler idiler” falan …
İşte bunda da ikiyüzlüsünüz Soner Yalçın…
Sizler; “Kahrolsun Amerika ve emperyalizmi” diye bağırıyordunuz ama “kahrolsun Sovyet emperyalizmi, Çin emperyalizmi” diyemiyordunuz..
Çünkü Solcuların tümü; o günlerde Sovyet ve Pekin emperyalizmi ile işbirliği yapıyor ve onlar adına Türk milliyetçilerini katlediyorlardı..
Biz Ülkücüler o zamanlarda ne diye bağırıyorduk?
“Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin .. Her şey Türkiye ve Türklük için”…
Soner efendi, ayrıca benim ömrüm MHP ve Ülkücü kuruluşların içinde geçti.. Tek bir Ülkücüden Alevilere düşmanca baktıklarını, hakaret ettiklerini ne gördüm, ne de duydum.. Bırak bu çamurları..
Çıkar artık gözünde paslanan at gözlüklerini Soner Yalçın..
Bak sen bir ara yazdığın kitap ta, çok yakinen tanıdığım rahmetli Abdullah Çatlı’ya da çirkin iftiralar attın..
Dedin ki; “Çatlı ve Mehmet Şener, yurtdışında baklava kutularında uyuşturucu sattılar” ..
Böyle şerefsizce bir iftira olur mu Soner efendi?
Sana bu sözde bilgileri verenlerde zaten şerefsizlerdi..
Neyse gelelim asıl konuya..
Evet …12 Eylül 1980 öncesi Solcular; Ülkücüleri vurdular, Ülkücüler de solcuları vurdular…
Amma … Dedim ya … Türk insanını birbirine düşürdüler Soner efendi ..
Şimdi bu muhasebeyi yapan biz Ülkücüler, hala solculara derin kin mi besleyelim?
Ülkücü bir solcu vurdu ise, solcular bin Ülkücüyü vurdular..
Ülkücülere yorma dersi önerme.. Ülkücüler kafa yordular, muhasebe yaptılar Soner efendi.. Asıl sen biraz kafa yor ve yazılarını öyle yaz.. İşkembeden ; intikam duygusu ile atma..
Bu Haber 741360 Defa Okunmuştur