GÖKTÜRK TUNÇTÜRK yazdı
Atatürk’ün partisi CHP’nin şuan ki Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu (K.K.) bazen öyle hareketler yapıp, öyle tavırlar sergiliyor, öyle şeyler yapıyor ve yaptırıyor ki; insan gerçekten şaşırıyor.
Savundukları ile sergiledikleri tavır ve söylemleri; siyah-beyaz gibi zıtlık teşkil ediyor
Şehitlerimizin katillerinin mecliste ki siyasi görünümlü hainlerini savunması, vekillerine; O bölücü hainleri cezaevlerinde ziyaret etmelerine izin vermesi, yine eli kanlı terör örgütünün kapatılan sözde yayın organlarına sahip çıkması, gazeteci postuna bürünmüş terör babalarının kahpe işbirlikçilerinin tutuklanmalarına tepki göstermesi ve meydanda onları alkışlatması, tek kelime ile siyasi tutarsızlık ve ihanete ortaklıktır.
Bu kahpeler fikir ve ilim adamları değil, bölücü hainlere para karşılığında hizmet eden, onların propaganda maşalığını yapan soysuzlardır.
Sayın Kılıçdaroğlu şimdi de tutturmuş; Reina katliamı sonrası kahvehaneleri dolaşarak halkı isyana teşvik edip, terör örgütü DHKP-C propagandası yapan iki soytarının tutuklanmasına tepki, gösterip, twitter’dan hükümete sorular sorarak diyor ki; “Laikliği savunan gençleri hangi gerekçe ile tutukluyorsunuz… Cumhurbaşkanı da, AKP hükümeti de suç işliyor”
Hoppala.. Sayın K.K…
Bir gazeteci, bir vatandaş olarak ben bu saçma ve alakası olmayan sorularınıza cevap vereyim..
Bu da benim hakkım..
Bakın Sayın K.K… Hamit Dışkaya ve Ayşegül Başar adında iki genç güya; adı Cumhuriyet olan fakat içinde ihanet faaliyetleri olan bir gazetede çalışıyorlarmış.. Cumhuriyetin de yazdığına göre muhabirlermiş..
Hadi diyelim muhabir…
Muhabirin görevi haber yapmak, haber hazırlamak..
Ben bu kadar gazetecilik yaptım, hiçbir muhabirin gidip kahvehanelerde veya halkın topluca bulunduğu mekanlarda siyasiler gibi halka nutuk çekip, ayar verdiklerini ne gördüm, ne de duydum..
Sayın Kılıçdaroğlu, bu iki maşanın kahvehanelerde ki konuşma videolarını mutlaka izlemişsinizdir..
Kız, kahvehanede ki vatandaşlara ne diye nutuk atıyor? : “Bu katliamın ve bütün katliamın sorumlusu, bu AKP hükümetidir. Biz barış iktidarını kuracağız” falan filan..
Kimin adına konuşuyor bu gazeteci görünümlü soytarı; Marksist-Leninist terör örgütlerinin barınak hanesi Halkevleri ve DHKP-C terör örgütü adına..
Laiklikle ne alakası var..
Hükümetten hesap mı soracak..
Madem ki çalıştığı gazete var…Gitsin haberini yapsın veya makalesini yazıp, hükümetten gazeteci hakkı ile hesap sorsun..
Siz bu nutuk videolarını izlediniz de merak ediyorum yoksa sizin kulaklarınızda mı duymuyor veya rahmetli İsmet İnönü gibi işinize geleni duyuyor, işinize gelmeyeni duymazlıktan mı geliyorsunuz?
Adı Cumhuriyet, içi dolu ihanet; mekanında çalıştıkları söylenen, Gazeteci postuna bürünmüş bu hain sever serseriler, hangi yetki ile gidip, kahvehanelerde halka kin ve nefret söylemleri ile nutuk çekip, DHKP-C terör örgütü propagandası yapıyorlar? Önce bunu cevaplayın..
Ve asıl siz bunlara sormanız lazım.. “Siz muhabirseniz gidin haberinizi yapın, gidip vatandaşlara hangi sıfat ve yetki ile kin ve nefret içerikli nutuklar atıp, katliam sorumluları işaret ediyorsunuz?”
Şimdi ben sizlere soruyorum; bu serserilerin laiklikle ne alakası var.. Laikliği kendilerine maske yapıp halkı isyana teşvik edenlere sahip, çıkmak ve onları savunmak tek kelime ile abesle-iştigaldir ..
Elbette ki haklarında kovuşturma yapılacaktır..
Artık çizginizi net şekilde çizin Sayın K.K..
Her gün fikir zik-zakı yapmanıza gerek yok..
Ya Atatürk, ya bölücü hainler ve işbirlikçileri…
Bu Haber 849439 Defa Okunmuştur